23 Aralık 2016 Cuma

SÖKE'DE UYUŞTURUCU OPERASYONU

SÖKE'DE UYUŞTURUCU SATMAYA ÇALIŞIRKEN YAKALANAN 3 ZANLI TUTUKLANDI

Denge Gazetesi'nin haberine göre; Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 aya yakın süredir teknik takip altında olan uyuşturucu çetesine yönelik operasyon düzenledi.
Uyuşturucu satışı sırasında suçüstü yapılan tacirler, polisi karşılarında görünce kaçmaya çalıştı.
Yapılan takip sonrasında, 4 zanlı kıskıvrak yakalandı. 
Şüphelilerin, yanlarındaki ecstasy ve uyuşturucu hapları, yol kenarına attıkları tespit edildi.
Emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken diğer 3 zanlı, R.T., G.B. ve B.A., çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğinde tutuklanarak Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.
Zanlıların daha önce birçok çeşitli suçtan sabıkasının olduğu öğrenildi. (NACİ ERİŞ)

ÇÖPE BIRAKILAN VALİZ PANİĞE NEDEN OLDU

DİDİM'DE "BİRİ ALIR" DÜŞÜNCESİYLE ÇÖPE BIRAKILAN VALİZ KORKUTTU

Didim Kültür Sanat Atölyesi önüne bırakılan valiz paniğe neden oldu. Bomba imha uzmanının fünye ile patlatmaya hazırlandığı valizin sahibi son anda gelince herkes rahat bir nefes aldı. 
Olay, Didim’de Yeni Mahalle, 830. Sokak'ta bulunan Didim Belediyesi Kültür Sanat Atölyesi önünde meydana geldi. Binanın önünde bir valiz olduğunu fark eden vatandaşlar, polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çevrede güvenlik önlemi alarak Selanik Caddesi ile 830 Sokağı trafiğe kapattı, vatandaşlar da alandan uzaklaştırıldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından bomba imha uzmanı hazırlık yaparken olay yerine gelen bir kişi, valizi kendisinin bıraktığını söyledi. Kullanmadığı valizi ‘Bir vatandaşa lazım olur’ düşüncesiyle bıraktığını anlatan vatandaş, valizi alarak çöp konteynerine attı.
Daha sonra kapanan yol tekrar trafiğe açıldı. (EDİZ VERDİOĞLU)

SÖKE ADÜ ÖĞRENCİLERİNDEN GEÇMİŞE YOLCULUK

SÖKE SAĞLIK HİZMETLERİ MYO MANİSA HAFSA SULTAN ŞİFAHANESİ'Nİ GEZDİ

Söke Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Ameliyathane Hizmetleri Programı ikinci sınıf öğrencileri ile öğretim elemanları, Manisa’da bulunan Hafsa Sultan Şifahanesi Tıp Tarihi Müzesi’ne teknik gezi düzenledi.
Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) tarafından restore edilerek 30 Kasım 2013 yılında açılan Şifahane, Manisa’nın Tıp Tarihi açısından da dönemin önemli tedavi merkezlerinden biri olmasını sağladı. 

Manisa şehrinin tarihi mimari yapısını gözler önüne seren Hafsa Sultan Şifahanesi Tıp Tarihi Müzesi, içinde barındırdığı kültürel, bilimsel ve tarihi değerleri ile öğretim elemanları ve öğrencilerimize deneyim edinme fırsatı sundu. 
Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi Müdürü Dr. Ahmet Yeşil tarafından gerçekleştirilen sunum ile öğrencilerimiz mesleklerine dair o dönemlerde yapılan uygulamalar hakkında önemli bilgileri elde etti.
İnşası 1525 yılında gerçekleştirilen şifahanenin odalarında, Osmanlı dönemine ait tıbbi aletlerin gösterildiği ve hastalıklara karşı tedavi yöntemlerinin canlandırıldığı balmumu heykeller,  döneme ait meşguliyet terapisi, ok çıkarma, göz ameliyatı, dağlama, diş ameliyatı, ilaç yapım yöntemleri, kas-iskelet sistemine yönelik olarak kullanılan germe aletleri, 500 yıllık şifa kapları, "Mesir Macunu" yapımı, içeriği ve hazırlanışına yönelik bilgiler ile el yazması sağlık kitaplarının örnekleri bulunuyor.
Meslek tarihine ışık tutan müze gezisi, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi. (HÜSEYİN IŞIK)

TERÖR PROPAGANDASI YAPTI, TUTUKLANDI

KUŞADASI'NDA TERÖR EYLEMLERİNİ ÖVEN PAYLAŞIM YAPAN GENÇ KIZ TUTUKLANDI
Kuşadası’nda sosyal medya üzerinden bölücü terör örgütü lehine propaganda yaptığı iddia edilen 21 yaşındaki bir genç kız, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine konuldu. 
İstanbul ve Kayseri’deki terör eylemlerinin ardından Kuşadası İkiçeşmelik Mahallesi’ndeki ikamet eden 21 yaşındaki T.K.sosyal medya üzerinden terör eylemlerini öven paylaşımlarda bulundu. 
Aslen Diyarbakır nüfusuna kayıtlı olan T.K. ihbar üzerine bölücü terör örgütü propagandası yapan paylaşımlar nedeniyle Kuşadası Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliği tarafından gözaltına alındı. Polisteki sorgulamasının ardından hakim karşısına çıkan T.K. tutuklanarak, Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu. (Kuşadası Haber Merkezi)

22 Aralık 2016 Perşembe

ANNE VE BABASININ İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI

BABA ALTINTAŞ, OĞLUNUN POLİS OKULUNDA TANIŞTIĞI ARKADAŞI SERCAN B. YAKINLAŞMASINDAN SONRA DAVRANIŞLARINDA DEĞİŞİKLİK OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Denge Gazetesi'nde yeralan habere göre; Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'u öldüren Mevlüt Mert Altıntaş'ın anne ve babasının emniyetteki ifadelerinin ayrıntıları ortaya çıktı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ifade veren anne Altıntaş'a, "Mevlüt Mert Altıntaş'la ne zaman görüştükleri, olayla ilgili kendilerine bilgi verip vermediği ya da imada bulunup bulunmadığı, herhangi bir terör örgütü, dini grup ve cemaatle bağlantısının olup olmadığı" soruldu.
Anne Altıntaş, saldırının olduğu gün saat 16. 30 sıralarında oğlunun aradığını belirterek, ifadesini şöyle sürdürdü:
"O ara misafirlikte idim. Kendisi bana 'anne ne yapıyorsun' diye sordu. Ben de misafirlikte olduğumu, müsait olunca kendisini arayacağımı söyledim. 'Tamam anne Allah’a emanet ol, hakkını helal et' diyerek telefonu kapattı. Eve gelince, ailemle birlikte yemek yedik. Aradığımda Mevlüt’ün telefonuna ulaşılamıyordu. Bu esnada saat 19.30 gibiydi. Sonra Ankara’da oğlumun daha önceki evde birlikte kaldığı, Çevik kuvvette polis memuru olan Sercan B.'yi aradım ancak Sercan telefon çalmasına rağmen bana cevap vermedi."
Oğlunun polislik sınavlarına hazırlanırken herhangi bir dershaneye gitmediğini ifade eden anne Altıntaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Oğlum Mevlüt Mert’in herhangi bir şekilde terör örgütleriyle bağlantısı olduğunu ben bilmiyorum. Benim çocuğum içine kapanık sessiz sakin bir çocuktu. Bu suikast olayının gerçekleşeceğine dair tarafıma önceden bilgi verilmedi, bir imada da bulunulmadı. Böyle bir olayın olacağını kesinlikle bilmiyordum. Eğer böyle bir şeyden bilgim olsaydı, önlemek için her şeyi yapar, polise bilgi verirdim."
Olay günü oğluyla konuştuğunu ifade eden baba Altıntaş da "Bugün çalışıyor musun diye sorduğumda bana izinli olduğunu, çarşıda gezdiğini, yemek yiyeceğini söyledi. Kendisi annesini ve beni her gün olmasa da 2 günde bir arardı. Dolayısıyla, bu arama da öylesine bir konuşmaydı. Konuşmasında anormal bir durum söz konusu değildi. Benim oğlumun böyle bir olayı yapması aklımın ucundan bile geçmez. Hala onun yaptığına inanmıyorum. Benim oğlum böyle bir şey yapmaz" dedi.
Oğlunun İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu'nu kazandıktan sonra Sercan B. isimli öğrenciyle samimiyet kurduğunu dile getiren baba Altıntaş, ifadesini şöyle sürdürdü: "Benim bildiğim kadarıyla herhangi bir terör örgütüne, bir cemaate veya dini gruba mensup değildir. Ancak polis olduktan sonra ibadetlerine daha düşkün olmaya, içine kapanmaya ve sessizleşmeye başladı. İzmir’de polis okulunda okuduğu esnada en samimi arkadaşı Sercan B. isimli şahıstı. Hatta polis okulundan mezun olurken seçme imkanın varsa İzmir’de kalmasını söylememe rağmen Sercan’ın Ankara’ya gitmesinden dolayı Ankara’yı seçmiş, bu şahısla Ankara’da aynı evde kalmışlardır." (NACİ ERİŞ)

"SÖKE'YE GÖMÜLMESİNE KARŞIYIZ"

AKPARTİ SÖKE İLÇE BAŞKANI FATİH GÜRER, "BÜYÜKELÇİ SUİKASTİNİ GERÇEKLEŞTİREN ŞAHSIN CENAZESİNİ SÖKELİLER OLARAK İLÇEMİZDE İSTEMİYORUZ" DEDİ
Fatih Gürer yaptığı açıklamada, kendilerine bu yönde talepler geldiğini belirterek; "Biz bu cenazenin Söke’de gömülmesine kesinlikle karşıyız. Bu yönde bir talebin olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak cenazenin Söke’de gömülmesi durumunda karşı çıkacağımızı, tüm kamuoyuna bunu hissettireceğimizi dile getiriyoruz. Görüştüğümüz STK’larda bizimle aynı fikirde. Sökelilerin bu cenazeyi kabul etmeyeceğini biliyoruz, kamuoyu da aynı fikirde” diye konuştu.

SÖKE-KUŞADASI YOLUNDA KAZA: 2 YARALI

GRANTA MEVKİİ'NDE MEYDANA GELEN KAZADA BİRİ AĞIR İKİ KİŞİ YARALANDI

Denge Gazetesi'nin haberine göre; kaza Söke Kuşadası karayolu Granta mevkisinde bugün saat 15.30 sıralarında meydana geldi. 
34 R 91 97 plakalı otomobille Söke’den Kuşadası istikametine seyreden Mustafa B. (18) Granta mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek orta bariyerlere çarptı. 
Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil defalarca takla attı. 
Sürücü Mustafa B. ile otomobilde bulunan Sait B. (17) yaralandı.
Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’ne ağır yaralı olarak kaldırılan sürücü Mustafa B’nin hayati tehlikesi devam ederken Sait B’nin durumunun iyi olduğu bildirildi. (MEHMET ÇALIK)

CENAZE TESLİM ALINMAZSA..

ALTINTAŞ'IN CENAZESİNİ ALMAK İÇİN ŞU ANA KADAR HİÇ BİR YAKINININ BAŞVURUDA BULUNMADIĞI BELİRTİLİYOR


Rus Büyükelçiye suikast düzenleyen Mevlüt Mert Altıntaş'ın gözaltına alınan ailesi ve akrabaları bu gece sabaha karşı serbest bırakıldı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Aydın'dan ayrılan ailenin nereye gittiği bilinmiyor.
Aileyi Söke'de bekleyen basın mensuplarının bekleyişleri sürüyor.

SALDIRGANIN OTOPSİ İŞLEMLERİ TAMAMLANDI

Bu arada, saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş'ın Keçiören Adli Tıp Kurumu'daki otopsi işlemleri de  tamamlandı.  
Ancak şu ana kadar Altıntaş'ın cenazesini almak için hiçbir yakını başvuruda bulunmadı. 
Cenazenin sadece birinci derece akrabası olan yakınlarına teslim  edilmesi gerektiğine işaret eden yetkililer, 15 gün içinde teslim alınmaması halinde kimsesizler mezarlığında toprağa verileceğini belirtiyor.

TRAFİK CANAVARINA MAKETLİ ÖNLEM

SÖKE JANDARMA KOMUTANLIĞI TRAFİK KAZALARINA KARŞI DİKKAT ÇEKİCİ BİR ÖNLEM ALDI


Denge Gazetesi'nde yeralan habere göre; Söke İlçe Jandarma Komutanlığı, sürücüleri uyarmak ve bilgilendirmek amacıyla Ağaçlı ve Davutlar mahalleleri arasında ulaşımın sağlandığı karayolunun kenarına jandarma trafik aracı maketi yerleştirdi. 
Gerçeğini aratmayan aracın, sürücüleri uyarmak ve bilgilendirmek amacıyla konulduğu belirtildi. 
Maket jandarma trafik aracının yanına dikilen uyarı levhasında ise, “Sayın sürücüler, jandarma trafik sorumluluk alanındaki yol güzergahını kullanmaktasınız. Seyahatiniz esnasında ihbar ve şikayetlerinizi 156 jandarma imdat hattına bildiriniz” ifadelerine yer verildi. (BURHAN CEYHAN) 

SÖKE'DE SUÇ MAKİNASI YAKALANDI

SÖKE EMNİYETİ 22'Sİ HIRSIZLIK TOPLAM 24 AYRI SUÇTAN ARANAN ZANLIYI YAKALADI

Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmada çok sayıda suç aletiyle birlikte ele geçirilen O.Ö'nün, 22 hırsızlık olayının zanlısı olduğu belirlendi.
Zanlının ayrıca, ateşli silahlar ve patlayıcılarla ilgili 6136 sayılı Kanuna muhalefet ile uyuşturucu kullanmak suçlarından da arandığı anlaşıldı.
Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevkedilen zanlı tutuklandı. (HÜSEYİN IŞIK)

SUİKASTÇİNİN AİLESİ SERBEST

RUS BÜYÜKELÇİYE SUİKAST DÜZENLEYEN MEVLÜT MERT ALTINTAŞ'IN GÖZALTINA ALINAN AİLESİ VE AKRABALARI SERBEST BIRAKILDI

Karlov'un öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan saldırganın annesi ve babası, üvey ablası Seher Ö, dayıları Hasan F. ve Hüseyin F. ile yengesi Sevinç F'nin Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesindeki işlemleri tamamlandı.
 İfadelerinin ardından serbest bırakılan şüphelilerin savcılık talimatıyla salıverildiği bildirildi. 

21 Aralık 2016 Çarşamba

SÖKELİ GENCİN SIR ÖLÜMÜ" İNTİHAR MI, CİNAYET Mİ?

KUŞADASI'NDAKİ BİR OTELDE DÜN GECE CESEDİ BULUNAN GÖKHAN KUMRAL'IN (30) AİLESİ OLAYIN İNTİHAR OLMADIĞINI İDDİA EDİYOR

Baba Yüksel Kumral, oğlunun ölümü ile ilgili gazetecilere çarpıcı açıklamalarda bulunarak, “Pazartesi günü ailecek evde oturduğumuz sırada Gökhan’ın telefonuna bir mesaj geldi. Saat 23.45 sıralarında gelen mesaj üzerine oğlum apar topar, neşeli bir şekilde evden ayrılarak Söke’de çalıştığı otelin yanında arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi. Gece gelir diye düşündük ama sabah kalktığımda yatağında yoktu. Söke’de çalıştığı otelin müdürünün, evimize adam yollayarak Gökhan’ın işe gelmediğini söylemesi üzerine onu aramaya başladık. Daha sonra da Söke Emniyet Müdürlüğü'ne giderek kayıp başvurusunda bulunduk. Salı günü saat 15.00 sıralarında Kuşadası polisi bizi arayarak karakola gelmemizi istedi. Oraya gittikten sonra bizi hastaneye yönlendirdiler. Morgda oğlumun cesedi ile karşılaştık” dedi.

BANKA HESABINDAN 14 BİN TL AKTARMIŞ

Cenazenin defin işlemlerinin ardından oğlunun banka hesabını kontrol eden acılı baba; '' Ancak bugün banka hesap ekstrasını aldığımızda şok yaşadık. Emekli olduğum için para biriktirip oğluma ev almayı düşünüyorduk. 15 bin TL para verdim. Hesabına yatırmıştı. Ancak ekstrada o gece 19.00’dan 02.47’ye kadar farklı aralıklarla birilerinin hesabına parça parça 14 bin TL para aktarılmış. Bu paraları kime, neden aktardı. Olayla bir bağlantısı var mı yok mu bunun ortaya çıkarılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

“BOYNU KIRILMIŞ”

İstanbul’da özel bir şirkette çalışan abisi Yasin Kumral, “Ben olayı duyar duymaz Söke’ye geldim. Cenazeyi İzmir’den getirdikten sonra yıkarken yanında bulundum. Boynunda kırık vardı. İntihar eden kişinin boynu neden kırıldı, bunu anlamış değilim. Kardeşimin olayının aydınlanmasını istiyoruz. Kardeşim Kuşadası’ndaki otele girdikten sonra bir kadının girip çıktığını öğrendik. Bu kadının olayla bir bağlantısının olup olmadığını bilmiyoruz. Ama kardeşimin ölümüyle ilgili şüphelerimiz var” diye konuştu (BURHAN CEYHAN) 

SALDIRI SONRASI TÜM GÖZLER SÖKE'DE

SUİKASTÇİ MEVLÜT MERT ALTINTAŞ'IN DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ SÖKE'DE HEMEN HERKES BÜYÜK ŞAŞKINLIK İÇİNDE..

Sökeli Polisin Ankara’da Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’u öldürmesi ilçede günün konusu olurken, ulusal basın Söke’yi mesken tuttu. 
Dün sabahtan itibaren TRT, Anadolu Ajansı, İhlas Haber Ajansı, Doğan Haber Ajansı, Show TV, A haber ve Yeniasır gibi pek çok haber kanalının Söke’de suikast ile ilgili haberler yaptıkları görüldü.
Sabahtan itibaren Söke’ye gelen ajanslar başta muhtarlar olmak üzere Mevlüt Mert Altıntaş’ın Çeltikçi Mahallesi Mehmetcik Caddesinde ailesinin yaşadığı apartman sakinlerinden bilgi almaya çalıştı. 
Mevlüt Mert Altıntaş’ın ailesinin yaşadığı Çeltikçi Mahalle Muhtarı Önder Aşçı ile röportaj yapmak isteyen haber ajansları sıraya girdiler.
Pazartesi günü akşamı olayın duyulmasından sonra Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla zanlının ailesinin yaşadığı Çeltikçi Mahallesi Mehmetçik Sokaktaki evde polis arama yaptı ve babası, annesi ve kız kardeşi gözaltına alındı. 
İlk ifadeleri Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde alınan aile fertleri daha sonra Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Şube Müdürlüğüne götürüldüler. 

SUİKASTÇİ İKİNCİ EVLİLİKTEN 

Olayın gerçekleşmesinin hemen arkasından gözaltında alınan ailenin oturduğu Çeltikli Mahallesi’ne bağlı Morkent’teki Huzur Sitesi’nde ise sessizlik hakim. 
Anlatılanlara göre Mevlüt Mert Altıntaş’ın kız kardeşi annesinin tren kazasında kaybettiği ilk eşinden. Kemalpaşa Mahallesi'nden olan anne, eşinin ölümünün ardından çalıştığı Söktaş çırçır fabrikasında Manisa nüfusuna kayıtlı baba ile tanıştı. Bu evlilikten 24 Haziran 1994’te Mevlüt Mert Altıntaş dünyaya geldi. Altıntaş liseye kadar Söke’de okudu.  
Söke’de bir AVM’de çalışan ablasının arkadaşları ise;
“Kardeşinden pek söz etmezdi. Çok iyi bir arkadaşımız şokta ve üzgünüz. Bildiğimiz kadarıyla Seher’in babası bir tren kazasında hayatını kaybetmiş. O çok küçükken annesi çalıştığı fabrikada tanıştığı şimdiki eşiyle evlenmiş ve saldırıyı gerçekleştiren kardeşi öyle dünyaya gelmiş.'' dedi.

KOMŞULARI "KENDİ HALİNDE BİR AİLEYDİ"

Dün açıklamalarda bulunan Çeltikçi Mahallesi Mehmetçik Caddesindeki Altıntaş ailesinin aynı apartman’da oturan komşularından Fatih Örsçelik, ailenin süikast olayını duyunca adeta şok geçirdiklerini belirterek “Süikastçının oğulları olduğunu gören aile büyük bir şok yaşadı. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Zaten Mert Altıntaş ailesine çok fazla ziyaret etmiyordu. Yakından tanımıyoruz. Aile kendi halinde bir aileydi.”dedi.
Zanlının okuduğu okul olan Şehit Emre Acar Cumhuriyet Anadolu Lisesi Müdürü Levent Yıldız, tüm bilgileri kaymakamlığa verdiğini belirterek, okul bahçesine basının girmesinin yasak olduğunu söyledi.
Çeltikçi Mahalle Muhtarı Önder Aşcı, ailenin muhtarlığa adres beyanının 26 Ekim 2016 olarak görüldüğünü belirterek “Aile evi 3 yıl önce almış ama adres beyanlarını 26 Ekim 2016 tarihinde yaptırmışlar.   Bu alenin mahallemize kayıtları iki ay önce yapıldı. Fakat 2-2.5 senedir burada oturduklarını öğrendik. Annesi emekli, babası yeni emekli olmuş. Komşuları ile ilişkilerinin iyi olduğunu öğrendik” dedi.
Saldırganın annesinin Söktaş’tan emekli olduğu, babasının ise işçi emeklisi olduğu belirtildi. 
Söke Yenicami Mahalle Muhtarı Hüseyin Yörük, kendisinin de Söktaş’ta çalıştığı için aileyi yakından tanıdığını belirterek “Saldırganın çocukluğunu bilirim. Daha Çumhuriyet Anadolu Lisesini bitirdikten sonra bir daha görmedim.”dedi. 
Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu, olayın yargıya intikal ettiğini belirterek, olayın tüm ayrıntılarının ortaya çıkması için herkesin yargıya yardımcı olmasını istedi. (İSMAİL ERAVCI)

20 Aralık 2016 Salı

"SÖKE OVASI ÇÖLLEŞECEK"

AYDIN ÇEVRE PLATFORMU İKİNCİ BAŞKANI METİN AYDIN, JEOTERMALLERİN YANLIŞ KURULUMU NEDENİYLE İNCİR VE ZEYTİNİN ARDINDAN PAMUĞUNDA BİTME SÜRECİNE GİRECEĞİNİ SÖYLEDİ

Denge Gazetesi'nin haberine göre; Ayçep 2. Başkanı Metin Aydın Germencik Çevre ve Doğa Derneği ile birlikte yaptığı gezi sonrası yaptığı açıklamada, Moralı, Üzümlü, Karaağaç, Argavlı köylerinin büyük üzüntü ve öfke içinde olduklarını söyledi.
Aydın; “Bu bölgede yaşayan köylüler, jeotermal santrallerin şimdiye kadarki faaliyetleri ile incir ve zeytin mahsulüne büyük zarar verdiğini, şimdi de pamuk tarlalarına dadandıklarını söylediler. Oradaki köylüler, büyük üzüntü içerisinde. Söke Ovası topraklarında jeotermal santralleri, onlarca kuyunun pamuk tarlalarına çakıldığını, boruların tarlalar arasında dolandığını ve tarlaların bütünlüğünü bozduğunu, jeotermal santrallerden salınan akışkanların derelere bırakıldığını, salınan buharla ortamı yoğun çürük yumurta kokusunun kapladığını ifade ediyorlar.''dedi.

“SIRA PAMUĞA GELDİ”

Türkiye’nin en kaliteli pamuğunun Söke Ovası'nda yetiştiğini belirten Aydın, Söke Ovası'nın tarım dışı kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. 
Aydın halkının yüzde 55’inin geçimini tarımdan sağladığını söyleyen Aydın, "Jeotermal santralleri geri kalan toprakları da kirleterek kullanılamaz hale getirmektedirler. Akışkanlar ayrıca Menderes Nehri'ni kirleterek bu sularım tarımsal faaliyette kullanımını engellemektedir. Süreç bu şekilde devam ederse Söke Ovası çölleşecek, tarım dışı kalacak, bu bölgede geçimini sağlayan insanların gömüldüğü topraklar haline gelecektir” dedi.
Aydın'da üretimde olan 20 tane jeotermal santral ile 500'ün üzerinde jeotermal kuyusunun olduğunu belirten Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu jeotermallerin yüzde 65'i Germencik ilçe sınırları içinde bulunmaktadır. Lisans almış veya proje aşamasında olan önümüzdeki süreçte yapılacak jeotermal santrallerin yüzde 50'si de bu bölgede yer alacaktır. Jeotermal santraller kurulurken Türkiye Cumhuriyeti yasalarını hiçe sayarak yerleşim yerlerinin yanına, evlerin bahçelerine, arkeolojik SİT alanlarına ve birinci sınıf tarım arazilerine yapılmaktadır.”
Türkiye'nin marka ürünleri olan zeytin, incir ve pamuğun bitmek üzere olduğunu belirten Aydın, “Türkiye elektrik üretimine binde 8 katkı yapılacak diye Aydın'ın ürünleri bitmek zorunda mı? Jeotermal kaynaklar Aydın'ın zenginliği diye sunuluyor. Aydın'ın marka ürünleri incir, zeytin, pamuk, Aydın'ın zenginliği değil mi? Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı verilerine göre son on yılda Aydın'da ekilen tarım arazileri yüzde 10, zeytin alanları yüzde 5, incir alanları yüzde 6, meyve veren incir ağaç sayısı yüzde 10 azalmıştır” diye konuştu. 

3 YIL KAÇAK OTURMUŞLAR

ALTINTAŞ AİLESİNİN ÇELTİKÇİ MAHALLESİ'NDE 3 YIL ADRES KAYDI YAPTIRMADAN İKAMET ETTİĞİ ORTAYA ÇIKTI

Mevlut Mert Altıntaş’ın gözaltına alınan babası, annesi ve kardeşinin Söke’nin Sarıkemer Mahallesin’nden Çeltikçi Mahallesi'ne 2 ay önce geldiği söylemlerini yalanlayan Sarıkemer Muhtarı Mehmet Dalma, “Ailenin Sarıkemer Mahallesi'nde yaşadığı söylendi. Bu ailenin burayla hiçbir alakası yoktur. Burada yaşamadılar. Sarıkemer’ın adının bu tür olaylara karışması bizleri üzüyor” dedi.

KAYITSIZ İKAMET ETTİLER

Çeltikçi Mahalle Muhtarı Önder Aşçı ise, kendisine 2 ay önce kayıt yaptıran ailenin Sarıkemer’den geldiğini duyduğunu ifade ederek, “Aile 3 yıl önce Çeltikçi Mahallesi Mehmetçik Caddesi'nde daire satın almış. O tarihten beri de orada ikamet ettikleri ortaya çıktı. Bana da 2 ay önce kayıt yaptırdılar” diye konuştu. (BURHAN CEYHAN)

SALDIRIYLA İLGİLİ SÖKE'DEKİ GÖZALTI SAYISI 6 OLDU

SALDIRGANIN SÖKE'DEKİ ANNE, BABA VE KIZ KARDEŞİNİN ARDINDAN, İKİ DAYISI VE YENGESİ DE GÖZALTINA ALINDI
Suikasti düzenleyen Söke doğumlu polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş ile ilgili soruşturmayı derinleştiren Emniyet, saldırganın Kuşadası’nda yaşayan dayısı H.F. ile Söke'de ikamet eden diğer dayısı H.F. ve eşi S.F.'yi de gözaltına aldı.
Gözaltına alınanlar Söke Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgularının ardından daha detaylı bir şekilde sorgulanmak üzere Aydın İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Gözaltına alınanların evlerinde ve işyerlerinde de aramalar yapılıyor.
KUŞADASI'NDA GÖZALTINA ALINAN DAYI FETÖCÜ ÇIKTI
Kuşadası Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan dayı H.F., FETÖ’cü ortaokulun müdürü çıktı.
Öğretmenlik yapan ve Kuşadası’nda 2010 yılına kadar Kuşadası İlköğretim Okulu ve 2014 yılına kadar da Belkent Ortaokulu’nda yöneticilik yapan H.F., 2014 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli olarak, Özel ATA Okulları (American Turkish Academy)’nda yönetici olarak çalışmaya başlamıştı.
Kuşadası’ndaki Özel ATA Ortaokulu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan soruşturmada FETÖ-PYD bağlantısı nedeniyle kapatılmıştı.  
H.F.'nin FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 15 Temmuz’dan sonra gözaltına alındığı, daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ortaya çıktı. 

19 Aralık 2016 Pazartesi

SÖKE POLİSİ SALDIRGANIN AİLESİNİ GÖZALTINA ALDI

ÖLÜ ELE GEÇİRİLEN SALDIRGAN MEVLÜT MERT ALTINTAŞ'IN ÇELTİKÇİ MAHALLESİ'NDE OTURAN AİLESİNİN EVİNDE ARAMA YAPAN POLİS, BABASINI, ANNESİNİ VE KIZ KARDEŞİNİ GÖZALTINA ALDI

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a yönelik suikastın ardından saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş’ın ailesinin yaşadığı Aydın’ın Söke ilçesinde başlatılan operasyonlar sürüyor.
Polis ve jandarma ekipleri, ilçenin tüm giriş ve çıkışlarında kontrol yapıyor. 
Cumhuriyet savcısının Altıntaş’ın ailesinin yaşadığı Söke’nin Çeltikçi Mahallesi’ndeki adresinde polis eşliğinde yaptığı arama sürüyor. 
İlçede başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan Mevlüt Mert Altıntaş’ın annesi H.Altıntaş ve babası E. Altıntaş ile bir giyim mağazasında çalışan kız kardeşi S.Ö., sorgulanmak üzere Söke İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirildi.

NÜFUSUNU ANKARA'YA ALDIRMIŞ

Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş’ın 2014 yılında İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulundan mezun olduğu, Altıntaş ailesinin 2 ay önce Söke’nin Çeltikçi Mahallesi’ne yerleştikleri öğrenildi. 
15 Temmuz darbe girişimi sırasında 2 gün resmi izne ayrılan Altıntaş’ın 1,5 ay önce nüfus kaydını Söke'den Ankara’ya aldırdığı ortaya çıktı.
Öte yandan saldırgan polisin ev arkadaşı da gözaltına alındı.

RUS BÜYÜKELÇİYİ VURAN SALDIRGAN SÖKELİ

İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU BÜYÜKELÇİYİ VURAN SALDIRGANIN 1994 SÖKE DOĞUMLU MEVLÜT MERT ALTINTAŞ OLDUĞUNU AÇIKLADI
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu basına yaptığı açıklamada,  "Saldırgan 24 Haziran 1994, Aydın Söke doğumlu. Manisa Şehzadeler nüfusuna kayıtlı, Söke Cumhuriyet Anadolu Lisesi mezunu, İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu mezunu ve halen Ankara Çevik Şube Müdürlüğünde görev yapan ve 2,5 yıldır bu görevde bulunan Mevlüt Mert Altıntaş." dedi.
Soylu, "Bugün saat 19.05 sularında Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde "Gezgin Gözüyle Kaliningrad'dan Kamçatka'ya Rusya" adlı fotoğraf sergisinde Rusya Büyükelçisi Sayın Andrey Karlov, konuşması esnasında silahlı bir saldırıya uğramıştır. Kaldırıldığı Güven Hastanesinde saat 19.53'te hayati bulgularının olmadığı tespit edilmesine rağmen hemen yapılan canlandırma müdahalesine cevap alınamamış ve kıymetli dostumuz, Sayın Büyükelçimiz hayatını kaybetmiştir."diyerek sözlerini tamamladı.


SALDIRGANIN ANNE VE KIZ KARDEŞİ GÖZ ALTINDA

Mevlüt Mert Altıntaş'ın Söke’nin Çeltikçi Mahallesi’nde yaşayan annesi ve kız kardeşi, gözaltına alınarak Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi.  
Altıntaş'ın anne ile kız kardeşi Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne getirilirken, Çeltikçi Mahallesi Hürriyet Caddesi'ndeki evinde de arama yapılıyor. (HÜSEYİN IŞIK)

CEZAEVİ KAÇAĞI ORTALIĞI BİRBİRİNE KATTI

KUŞADASI'NDA DUR İHTARINA UYMAYAN CEZAEVİ FİRARİSİNİ YAKALAMAYA ÇALIŞAN POLİSİN SİLAHINDAN ÇIKAN KURŞUNLARLA İKİ KİŞİ YARALANDI

Denge Gazetesi'nin haberine göre; olay, Kuşadası Kaya Şavkay Meydanı’nda saat 17.00 sıralarında meydana geldi. 
Polisinin takip ettiği cezaevi firarisi A.Y., ‘dur’ ihtarlarına uymayarak kaçmaya devam etti. 
Kaya Şavkay Meydanı’nda ekipler tarafından önü kesilen firari Yalçın, kontrolündeki 20 PN 727 plakalı otomobilini polis memurlarının üzerine sürdü. 
Bu esnada yere düşen bir polis memurunun silahı ateş alınca biri polis olmak üzere iki kişi yaralandı. 
Eskişehir Cezaevi'nden kaçtığı belirtilen A.Y., olay yerinde bulunan bir başka otomobile de çarptıktan sonra meydandan uzaklaştı.
Yaralı polis memuru A.B. ve R.O. Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 
Yaralılar, yapılan müdahalelerin ardından bir süre müşahade altında tutulduktan sonra taburcu edildi. 
Kuşadası İlçe Emniyet Müdürü Özgür Batçıoğlu, yaralıları Kuşadası Devlet Hastanesi’nde ziyaret etti. 
Polis memurlarının üzerine araba sürerek iki kişinin yaralanmasına sebep olduktan sonra kayıplara karışan firariyi arama çalışmaları devam ediyor. (MEHMET ÇALIK)

SÖKE'DE ÇIRÇIR FABRİKASINDA YANGIN

HALUK ÖZBAŞLI'YA AİT ÇIRÇIR FABRİKASINDA YAKLAŞIK 200 TON PAMUK YANDI


Söke’de Haluk Özbaşlı’ya ait çırçır fabrikasında bilinmeyen nedenle çıkan yangında yaklaşık 200 ton pamuk için için yanarak kullanılamaz hale geldi. 
Yangın, Yenidoğan Mahallesi Didim-Milas karayolunda saat 12.30 sıralarında meydana geldi. 
Haluk Özbaşlı’ya ait çırçır fabrikasının depo kısmında bulunan pamuklar, bilinmeyen bir nedenle yanmaya başladı. 
Pamukların için için yandığını gören fabrika çalışanları, bir yandan yangını söndürmeye çalışırken diğer yandan itfaiyeye haber verdi. 
Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye, yaklaşık bir saatlik çalışmanın sonunda yangını kontrol altına aldı. 
Ancak yaklaşık 200 ton pamuk kullanılamaz duruma geldi. Fabrikadan çıkan dumanlar Didim-Milas karayolundan da görüldü. 
Jandarma, yangınla ilgili soruşturma başlattı. (BURHAN CEYHAN)